fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Temmuz 2008

Fenerbahçe - MTK Budapeşte

637098_biglandscape

Dün akşam Fenerbahçe sezonun ilk resmi maçına MTK karşısında çıktı. Shakthar maçındakine benzer bir dizilişle karşılaşmaya başlayan Fenerbahçe ilk golü de çabuk bularak nispeten rahat bir oyun sergiledi ve rövanş için avantajlı diyebileceğimiz 2-0 lık bir skor elde etti.

Maçtan sonraki birçok yorumda MTK'nın çok zayıf bir ekip olduğundan ve Fenerbahçe'nin rahat oyununda bunun çok etkisi olduğundan söz edilmiş genelde. Bence MTK dün göründüğünden çok daha dirençli bir takım. Fakat dünkü maçın bu şekilde oynanmasının daha çok Aragones dedenin sahadaki oyun mantalitesinden kaynaklandığını düşünüyorum. Çünkü hemen hemen aynı şeyi İspanya'nın Euro2008 deki maçlarında gördük. Karşısında kim olursa olsun şaşırtıcı bir şekilde İspanya sürekli topa sahip olan ve rahat oynayan taraftı. Çok güvendiğim Rusya'ya bile çok az top göstermişlerdi ki o maçta büyük hayal kırıklığına uğramıştım (turnuvanın ilk maçında 4-1 yenildikleri İspanya'dan rövanşı alacaklarına o kadar emindim ki). Tabi oyuncu kalitesi açısından ne Fenerbahçe İspanya, ne de MTK Rusya ile kıyaslanabilir. Bu oyun her takıma etkili olmayabilir ve bence olmayacaktır da. Fakat bu yine de dünkü maçın bu kadar tek taraflı geçmesinin sebebinin MTK'nın çok güçsüz bir ekip olmasından kaynaklandığını göstermez. Sanmıyorum ki geçen seneki sistemle oynasaydık maçı bu kadar domine edebilirdik. Ama futbol bu, puanı domine eden tarafa vermiyorlar. Hatice değil netice olayı.

Yarın (1 ağustos) Şampiyonlar ligi 3. ön eleme turunda Fenerbahçe ve Galatasaray'ın, UEFA'da da Beşiktaş'ın rakipleri belli olacak. Son birkaç sezondur takımlarımızın sahip olduğu "kura balı"na bu seferki kurada da çok güveniyorum. Gelsin şöyle dişimize göre rakipler de yanaklarından makas alıp evlerine gönderelim.

Devamını okumak için tıklayın...

25 Temmuz 2008

Fenerbahçe - Shakthar Donetsk

33245_thumb2Önceki akşam Fenerbahçe taraftarının önündeki sezonun ilk maçına çıktı. Avusturya kampında karşılaşılan takımlar dahil, karşılaşılan en ciddi rakip şüphesiz Shakthar. Geçen senenin Ukrayna şampiyonu. Tabi bir de Lucescu faktörü var. Tüm bunlara rağmen dünkü maç Fenerbahçe'nin belirgin üstünlüğüyle oynandı, zaten bu skora da yansıdı: 2-1.

Avusturya'da oynanan hazırlık maçları haliyle ufak stadlarda, kamera açısının bozukluğu vs. nedeniyle sahadaki dizilişi ancak ilk yarı sonunda azıcık farkedebileceğiniz yayınlarla bize ulaştırıldığı için ne olup bittiğini pek anlayamadan sadece gollere sevindim. Fakat dünkü maç profesyonel kameralarla, düzgün yayın ekibiyle uygun açılardan izleyiciye sunulduğu için, sanırım ekran başındakiler Fenerbahçe'nin oyun düzeni hakkında daha doğru bilgiler edindi.

Dünkü maçın temposu, organizasyonları bir hazırlık maçından çok en azından bir Şampiyonlar ligi grup maçı gibiydi.Diğer izleyenleri bilmem ama açıkçası beni oynanan futbol açısından bir hayli tatmin etti. Fenerbahçe sahaya malum Semih'le Guiza aynı anda kadroda olunca 4-4-2 dizilişiyle çıktı. Fakat orta 4 lü baklava tarzı dizilişten çok sanki 1-3, yani Selçuk geride, hatta çoğu zaman defans çizgisine gömülü, Alex ise Uğur ve Kazım'ın çizgisinde şeklindeydi. Tabi Alex'in forvet hattına yakın oynadığı zamanlar oldu ama geçen seneye göre daha bir geri gelip top alıyor gibiydi. Semih-Guiza ikilisi sanki ilk maçları değilmiş te ligdeki 10. maçlarıymış gibi uyumlu oynadı. Genel oyun mantalitesi olarak Fenerbahçe her geçen gün Euro 2008 de izlediğimiz İspanya'ya benzemeye başlıyor. Ayağa çabuk paslar, rakibin üzerinde 90 dakika baskı kurma isteği, rakibi sahadan çıkarmama vs. Başarılı olur mu olmaz mı orasını şimdiden söylemek zor, ancak bu oyun sistemi ve mantalitesi geçen sene Fenerbahçe'nin oynadığı "uyuşuk" futboldan sonra izleyenleri bayağı bir heyecanlandıracak, orası kesin.

Oyuncuların birçoğu zaten birkaç senedir beraber oynayan, birbirini tanıyan futbolcular. O yüzden uyum konusunda hiç sıkıntı olmadığını gördük. Takıma yeni katılan Guiza da pek uyum problemi çekeceğe benzemiyor. Topu alışı, sürüşü, çapraz koşuları, her hareketinden "La Liga" akıyor. Semih'le oyun sitili benzer olmasına karşın, uyumu şaşırtıcıydı. Semih zaten son yıllarda futbolunu çok geliştirmiş bir futbolcu. Hala hayretler içerisinde izliyorum kendisini. Her geçen gün üstüne biraz daha koyuyor.

Sonuç olarak Fenerbahçe dünkü futboluyla taraftarlarına umut verdi. Tabi, asıl maçı MTK karşısında göreceğiz, ya da göremeyeceğiz. Dede bakalım o maçta neler yapacak?

Devamını okumak için tıklayın...